Alacağı Güvence Altına Alan Hızlı Tedbir
İhtiyati haciz, vadesi gelmiş ancak henüz ödenmemiş bir para borcunun tahsilini güvence altına almak amacıyla, alacaklının talebi üzerine mahkeme kararıyla borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Normal icra takibi süreçleri tebligat, itiraz süreleri vb. nedenlerle zaman alabilir. Bu süre zarfında borçlunun mallarını kaçırma (satma, devretme) ihtimali varsa, ihtiyati haciz hayati önem taşır.
İhtiyati haciz kesin bir haciz değildir; bir nevi "bloke" işlemidir. Alacaklı, bu kararı aldığında borçlunun banka hesaplarını dondurabilir, araçlarına veya tapularına şerh koydurabilir ancak henüz satış isteyemez. Satış yapabilmek için takibin kesinleşmesi gerekir.
İhtiyati Haciz Kararı Nasıl Alınır?
Alacaklının Asliye Ticaret Mahkemesi’ne (veya alacağın türüne göre ilgili mahkemeye) başvurarak şu şartları ispatlaması gerekir:
- Alacağın Vadesinin Gelmiş Olması: Kural olarak vadesi gelmemiş borç için ihtiyati haciz istenemez. İstisnası, borçlunun ikametgahının belli olmaması veya mallarını kaçırmaya hazırlanması halidir.
- Alacağın Rehinle Temin Edilmemiş Olması: Eğer alacak için ipotek veya rehin varsa, önce rehnin paraya çevrilmesi yolu denenmelidir.
- Kambiyo Senedi Varlığı: Uygulamada en çok çek ve senetlere dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilir. Senedin şekil şartlarına uygun olması yeterlidir.
Teminat Yatırma Zorunluluğu
Mahkeme, ihtiyati haciz kararı verirken, borçlunun haksız yere mağdur edilmesi ihtimaline karşı alacaklıdan bir teminat ister. Bu teminat oranı genellikle alacak miktarının %10'u ile %15'i arasındadır. Alacaklı davasında haksız çıkarsa, borçlunun zararı bu teminattan karşılanır. Ancak alacaklı elinde mahkeme ilamı veya noter senedi gibi çok güçlü belgeler varsa, hakim teminatsız da karar verebilir.
Karar alındıktan sonra 10 gün içinde icra dairesine başvurularak haczin uygulanması istenmelidir, aksi takdirde karar kendiliğinden kalkar. Antalya İcra Hukuku alanında, borçlu şirketlerin mal kaçırmasını önlemek için kullanılan en seri hukuki yoldur.