Vergi Müfettiş Raporları ve Tarhiyat
Ticari hayatın bir parçası olan vergi incelemeleri, şirketler ve şahıs mükellefleri için stresli süreçlerdir. Vergi müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda; eksik beyan, sahte fatura kullanımı (kod'a girme) veya giderlerin reddedilmesi gibi nedenlerle "Vergi İnceleme Raporu" düzenlenir ve mükellefe vergi aslı ile birlikte "Vergi Ziyaı Cezası" (genellikle 1 katı, kaçakçılıkta 3 katı) tebliğ edilir.
Mükellefin önünde iki temel yol vardır: Ya idare ile masaya oturup pazarlık yapmak (Uzlaşma) ya da işlemin haksız olduğunu iddia edip mahkemeye gitmek (Dava Açma).
Uzlaşma Müessesesi
Uzlaşma, tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası yapılabilir. Uzlaşmada mükellef, vergi hatasını veya eksikliğini bir nevi kabul eder ancak cezada indirim ister. Genellikle vergi aslında indirim yapılmazken, vergi ziyaı cezasında %80’lere varan indirimler yapılabilmektedir. Uzlaşma tutanağı imzalandığı anda işlem kesinleşir; artık bu konuda dava açılamaz. Bu nedenle, davanın kazanılma ihtimali yüksekse uzlaşmaya girmek stratejik bir hata olabilir.
Vergi Mahkemesinde Dava Açma
Eğer mükellef, vergi inceleme raporunun hatalı olduğunu (örneğin sahte fatura kullanmadığını, işlemin gerçek olduğunu) düşünüyorsa, ceza ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde Vergi Mahkemesi’nde dava açmalıdır. Vergi davalarında "ispat yükü" kendine has kurallara tabidir. Ticari defterler, banka kayıtları, nakliye belgeleri ve sözleşmeler delil olarak sunulur.
Vergi davası açmanın en büyük avantajı, İYUK m. 27/4 gereği, dava açılmasının tahsilat işlemlerini kendiliğinden durdurmasıdır. Yani ayrıca yürütmeyi durdurma kararı almaya gerek kalmadan, dava bitene kadar vergi dairesi haciz yapamaz, ödeme emri gönderemez. Antalya’da turizm ve inşaat sektöründeki KDV iadesi ve matrah artırımı uyuşmazlıklarında uzman bir vergi avukatı ile çalışmak, şirketin mali geleceğini kurtarabilir.