Mirasçılar Kredi Borcunu Ödemek Zorunda Mı?
Bankalardan konut, ihtiyaç veya taşıt kredisi kullanılırken, tüketicilere genellikle "Hayat Sigortası" yapılmaktadır. Bu sigortanın amacı, kredi borçlusunun vefatı halinde bankanın alacağını sigorta şirketinden tahsil etmesi ve mirasçıların borç yükü altında kalmamasıdır. Poliçede banka "Daini Mürtehin" (ilk alacaklı) olarak yer alır.
Sigortalı vefat ettiğinde, mirasçıların yapması gereken ilk iş bankaya değil, sigorta şirketine başvurarak kredi borcunun kapatılmasını talep etmektir. Eğer sigorta teminatı kredi borcunu aşıyorsa, artan kısım mirasçılara ödenir. Ancak sigorta şirketleri, poliçe tazminatını ödememek için çeşitli gerekçeler (özellikle sağlık beyanı) öne sürmektedir.
"Hastalığı Gizledi" (Beyan Yükümlülüğü) Savunması
Sigorta şirketlerinin en sık başvurduğu ret gerekçesi; "Sigortalı, kredi çekerken kalp/kanser/şeker hastasıydı ama bunu bizden gizledi" iddiasıdır. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun emsal kararlarına göre; 1. Banka şubesinde kredi verilirken sigortalıya detaylı bir sağlık formu doldurtulmamışsa, 2. Sorular "matbu" (hazır basılı) ve küçük puntolarla yazılmış, sadece imza atılmışsa, 3. Kişiye "bilinen bir hastalığınız var mı?" diye sözlü veya yazılı açıkça sorulmamışsa, Sigorta şirketi "beyan yükümlülüğüne aykırılık" iddiasında bulunamaz. Çünkü banka memuru sigortacı değildir ve risk analizi yapmadan poliçe kesmiştir.
Bu durumda mirasçılar, sigorta şirketinin ret kararına karşı Tüketici Mahkemesi’nde veya Sigorta Tahkim Komisyonu’nda dava açarak, kredi borcunun tamamının sigorta tarafından ödenmesini ve eğer bankaya cepten ödeme yaptılarsa bu paraların iadesini sağlayabilirler. Vefat eden yakınınızın kredi borcunu ödemeden önce mutlaka bir Antalya Sigorta Avukatı ile poliçe incelemesi yapmalısınız.